Lilly Türkiye’nin Oluşturduğu Deneyim Alanında Obeziteye Dair Ezberler Bozuluyor

Lilly Türkiye bu yıl İstanbul’da düzenlenen Avrupa Obezite Kongresi’nin (ECO) ana sponsorlarından biri olarak konumlanmanın yanı sıra bu uluslararası kongre ile eş zamanlı olarak obezite hastalığına yönelik toplumsal algıyı kökten değiştirecek, anlamlı bir deneyim alanı hazırladı. 11-15 Mayıs 2026 tarihleri ara­sında Beyoğlu’nun hafızasında yer etmiş Hope Alkazar’da ziyaretçilere açık olacak “Obezite: Görünmeyen Ger­çekler” deneyim alanı ile ziyaretçileri obezite hastalığına ilişkin bilime dayalı gerçekleri keşfetmeye ve günlük yargıların ötesine geçmeye davet ediyor.
Toplumda obeziteyi yalnızca beden ölçüsü, bireysel tercih ya da irade ile açıklayan dar bakış açısını aşmayı amaçlayan bu deneyim; obezitenin biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarını gözler önüne seren çarpıcı bilimsel verileri, gerçek yaşam hikâyeleriyle birlikte etkileyici bir sahne kurgusunda buluşturuyor.
Deneyim alanının son durağında ise ziyaretçiler, Albert Health’in dijital sağlık platformu üzerinden beden farkındalıklarını etkileşimli olarak değerlendirme fırsatı bulurken, kişiselleşmiş bir dijital sağlıklı yaşam yolculuğuna da adım atma imkânı yakalıyor.
Deneyim alanının açılış töreninde, Gazeteci Cansu Canan Özgen moderasyonunda bir panel de düzenlendi. Panelde Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson, Türkiye Obezite Araştırma Derneği (TOAD) Genel Sekreteri Prof. Dr. Feray Akbaş ve Veri Enstitüsü Kurucusu Bekir Ağırdır obeziteyle mücadele konusunda önemli bilgiler paylaştı.
Panelde obezitenin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Prof. Dr. Feray Akbaş, IPSOS tarafından yapılan “Obezite Algısı Araştırması”na1 göre obeziteye yönelik dikkat çekici bir içsel çatışma yaşandığını söyledi. Akbaş konuşmasında, “Araştırmanın Türkiye verileri, farkındalık ve eylem arasında fark olduğunu gösteriyor. Obeziteli kişilerin yüzde 80’lik çok büyük bir kısmı kilolarını kontrol etmeyi düşündüklerini veya bu konuda tavsiye aldıklarını belirtirken, sadece yüzde 35’i son bir yıl içinde bir doktora danışmış. Buradaki temel engel bilgi eksikliği değil, algı. Türkiye’de obezite ile yaşayan kişilerin yüzde 45’i “Kilomu kendi başıma kontrol etmeyi tercih ederim” diyor. Bu oran birçok ülkeye kıyasla önemli ölçüde yüksek ancak çalışmalar bu şekilde başarılı bir kilo yönetiminin çok zor olduğunu gösteriyor.2 Tam da bu aşamada sağlık profesyonellerinin rolü belirleyici hale geliyor. Bireysel çabalar önemli olsa da sürdürülebilir sağlık sonuçları için tıbbi destek gerekliliğini koruyor.”
Veri Enstitüsü Kurucusu Bekir Ağırdır ise obezitenin ekonomik yüküne dikkat çektiği konuşmasında, “Obezite hastalığı, her ne kadar bireysel bir sorun olarak görülse de toplumun genelini etkileyen çok boyutlu bir halk sağlığı meselesi olduğu göz ardı edilmemeli. Ne yazık ki, obezite hastalığına yönelik toplumsal önyargılar, hastaların ihtiyaç duydukları tedaviye erişmelerinin önündeki temel engellerden biri olarak karşımıza çıkıyor. Bu önyargılar ve bilgi eksikliği giderilmediği sürece, hastalığın beraberinde getirdiği devasa ekonomik yükle yüzleşmeye devam edeceğiz. Öyle ki tüm dünya genelinde obezitenin ekonomik yükünün 2035’te 4,32 trilyon dolara ulaşacağı öngörülüyor.3Türkiye’ye baktığımızda 2019 yılında aşırı kilo ve obezitenin ekonomik yükünün yaklaşık 14,64 milyar dolar olduğu biliniyor. 2060 yılın­da ise ekonomik yükünün 132,5 milyar dolara yükseleceği öngörülüyor ki bu da gayrisafi millî hasılanın yüzde 3,2’sine karşılık geliyor.4 Hem birey hem de toplum açısından bu denli büyük bir yük oluşturan obezitenin yönetimi, ekonomik sürdürülebilirlik açısından da stratejik bir öncelik olarak ele alınmalıdır. Bu doğrultuda, obezite hastalığının yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda toplumsal ve davranışsal boyutlarını da anlamaya yönelik olarak, Lilly Türkiye ile birlikte kapsamlı bir araştırma süreci başlattık. Bu yıl kamu­oyuyla paylaşmayı planladığımız bu çalışma ile obeziteyle yaşayan bireylerin gündelik gerçek yaşam deneyimlerinden yardım arama davra­nışları­na, toplumsal algıdan tedaviye erişim süreçlerine kadar uzanan çok katmanlı bir çerçevede derin görüşmeler yaparak, toplumsal algı ve yardım arama davranışları arasındaki ilişkiyi daha bütüncül bir şekilde ortaya koymayı hedefliyoruz. Obe­zite hasta­lığına ilişkin yanlış algıların aşılmasının hem birey­sel sağlık sonuçları hem de ekonomik sür­dürü­lebilirlik açısından kritik olduğuna inanıyoruz” dedi.
Lilly Türkiye Genel Müdürü Ryan Dawson da 150 yıllık tarihlerinde bilimi iyileşmeye dönüştürerek dünyanın dört bir yanındaki insanların yaşamlarını iyileştirmeyi amaçladıklarını vurgulayarak şunları söyledi: “Lilly’de, “sağlık her şeyden önemlidir” söylemi sadece bir söz değil, yaptığımız işin temelini oluşturuyor. Bilimde, üretimde, asla ödün vermediğimiz kalite standartlarında ve ihtiyacı olan her hastaya ulaşma kararlılığımızda bunu açıkça gösteriyoruz. Bu nedenle obezite ile yaşayan kişilerin de kanıta dayalı kilo yönetimi tedavisi uygulamak için erken teşhis, tarama ve etkili müdahaleyi hak ettiklerine inanıyoruz. Obezite profesyonel tıbbi danışmanlık ile diğer kronik hastalıklar gibi ele alınmalı. Son derece ciddi bir hastalığa sahip olan bu kişilerin maruz kaldığı damgalanma gibi engeller, sağlık hizmetlerine erişimlerini de olumsuz etkiliyor.5 Biz de sadece ilaç üretmekle yetinmiyor, sağlığa erişimdeki engelleri aşmaya çalışıyor, obezite gibi hastalıklara yönelik önyargılarla da aktif şekilde mücadele ediyoruz. Lilly Türkiye olarak bu hastalığı doğru bir şekilde anlamak ve empati göstererek çözümün bir parçası olmak isteyen herkesi “Obezite: Gö­rün­meyen Gerçekler” deneyim alanına davet ediyoruz.”
Bu yıl 12-15 Mayıs tarihlerinde Türkiye’de düzenlenen ve obeziteye ilişkin en önemli bilimsel faaliyetlerden olan Av­ru­­pa Obezite Kongresi’ne spon­sor olarak katılmaktan duydukları memnuniyeti de dile getiren Dawson, sözlerine şöyle devam etti: “Obezite hastalığı, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de halk sağlığını önemli ölçüde tehdit eden ve sıklığı giderek artan bir sorundur. Araştırmalar ülkemizde obe­zitenin görülme sıklığının yetişkinlerde yüzde 36 ol­duğu­nu6 ve Avrupa kıtasındaki en kilolu ülke konumuna geldiğimizi gösteriyor.7Bu nedenle kongrenin bu yıl ülkemizde yapılması daha da büyük anlam taşıyor. Bir halk sağ­­­lığı sorunu olan obeziteyi Türkiye’den ve yurt dışından farklı paydaşlarla konuşup, birlikte çözüm geliştirebileceğimize inancımız çok büyük.”

Kaynaklar
1.Global Perceptions of Obesity Study, https://www.ipsos.com/sites/default/files/ct/news/documents/2026-03/ipsos-global-perceptions-of-obesity-study-supporting-data.pdf
2.Hall KD. Kahan S. Maintenance of Lost Weight and Long-Term Mana­gement of Obesity. Med Clin North Am. 2018;102(1):183-197. doi:10.1016/j.mcna.2017.08.012; MacEwan J, et al. Poster presented at: ObesityWeek; November 1-5, 2021.
3.World Obesity Atlas 2023. March 2023. Accessed February 20, 2024. https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/wof-files/World_Obesity_Atlas_ 2023_Report.pdf
4.Country results |World Obesity Fede­ration Global Obesity Observatory
5.https://www.worldobesity.org/what-we-do/our-policy-priorities/weight-stigma
6.World Obesity Atlas 2025. March 2025; NCDs. Accessed February 25,2026.https://ncdalliance.org/ why-ncds/NCDs
7.TEMD obezite Kılavuzu 2024, https://file.temd.org.tr/Uploads/publications/guides/documents/obezitetanitedavikilavizu-2024.pdf