Her Üç Yetişkinden Birini Etkileyen Hipertansiyona Karşı Güçlü İş Birliği

Dünya genelinde yaygın kronik hastalıklar arasındaki hipertansiyon, tedavi edilmediğinde kalp-damar hastalıklarından böbrek yetmezliğine uzanan ciddi sonuçlara yol açabiliyor. 7 derneğin iş birliği ile hazırlanan 2025 Türk Hipertansiyon Uzlaşı Raporu bilimsel ve çok disiplinli bir yol haritası sunuyor.

Dünya genelinde yaklaşık her üç yetişkinden birini etkileyen hipertansiyon¹, kardiyovasküler hastalıklar, böbrek yetmezliği ve erken ölümle doğrudan bağlantılı; yaş ilerledikçe daha ciddi bir tehdit haline geliyor. Hastaların önemli bir bölümünde yeterli kontrolün sağlanamaması ise hastalığı bireysel olduğu kadar toplumsal ve ekonomik açıdan da ağır bir yük haline getiriyor.
Her yıl 17 Mayıs’ta kutlanan Dünya Hipertansiyon Günü, bu yükün azaltılmasında farkındalığı güçlendirme fırsatı sunuyor. Uzmanlar, yaşam tarzı değişiklikleri, düzenli kan basıncı takibi ve tedaviye uyumun komplikasyonları önlemedeki belirleyici rolünü vurguluyor.
“2025 Türk Hipertansiyon Uzlaşı Raporu güncel bir referans sunuyor”
Türk Kardiyoloji Derneği Hipertansiyon Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Hülya Çiçekçioğlu, hipertansiyonun küresel boyutuna dikkat çekti: “Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 1,4 milyar hipertansiyon hastası bulunuyor. Bunların yaklaşık 600 milyonu hastalığının farkında değil. Öte yandan hipertansiyon hastalarının yalnızca %20’si kontrol altında. Türkiye’de ise yaklaşık 13,6 milyon hipertansiyon hastası olduğu tahmin ediliyor. Hastaların yarısı hastalığının farkında değilken, tanı alanların da ancak %30’u kontrol altında bulunuyor. Oysa hipertansiyon, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun tedaviyle etkin şekilde yönetilebilen bir hastalık. Hipertansiyonun kontrol altına alınmasında kanıta dayalı, ülke koşullarına uygun ortak yaklaşımlar da kritik önem taşıyor. Türk Kardiyoloji Derneği, Türk Nefroloji Derneği, Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği, Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği, Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği, Türk Hipertansiyon ve Böbrek Hastalıkları Derneği ve Akademik Geriatri Derneği’nin katkısıyla hazırlanan 2025 Türk Hipertansi yon Uzlaşı Raporu, klinik pratikte multidisipliner ve güncel bir referans sunuyor. Bu raporun hipertansiyonun daha etkin yönetilmesine ve kardiyovasküler hastalık yükünün azaltılmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz.”
“Erken tanı, düzenli takip ve etkin tedavi ağır sonuçların önlenmesinde temel rol oynuyor”
Türk Nefroloji Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Şükrü Ulusoy, hipertansiyonun böbrek sağlığına etkilerini şu sözlerle özetledi: “Hipertansiyon, kronik böbrek hastalığının en önemli ve önlenebilir nedenlerinden biri. Uzun süre kontrol altına alınmayan kan basıncı, böbrek dokusunda geri dönüşü olmayan hasara yol açabiliyor; hastalık çoğu zaman sinsi bir seyir izlediğinden geç fark edilebiliyor. Erken tanı, düzenli takip ve etkin tedavi ise böbrek yetmezliği gibi ağır sonuçların önlenmesinde belirleyici rol oynuyor. Kontrol altına alınmadığında hipertansiyon, böbrek fonksiyonlarını zaman içinde sessizce bozarak hastanın diyaliz tedavisine ihtiyaç duymasına neden olabiliyor. Türkiye’de diyaliz tedavisi alan hastalarda böbrek yetmezliğinin en sık ikinci nedeni hipertansiyon olurken, yeterli tedavi sağlanamadığında yaşam kalitesi bozulabiliyor ve ölüm oranları artabiliyor.”
“Kontrol altına alınamayan hipertansiyon kalp krizi ve inme riskini artırıyor”
Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tufan Tükek, kontrolü zor hipertansiyona dikkat çekti: “Hipertansiyon, yalnızca yüksek tansiyon değerleriyle sınırlı olmayan, çok boyutlu bir hastalık. Kontrolü zor hipertansiyon; iki veya daha fazla ilaç kullanılmasına karşın kan basıncının hedef değerlerde tutulamadığı durumu ifade ediyor. Kontrol altına alınamayan hipertansiyon kalp krizi, inme, böbrek yetersizliği ve diyabete zemin hazırlıyor. Hastalık yükünü azaltmak için bilimsel verilere dayalı, kişiye özel yaklaşımlar şart; toplumsal farkındalık, düzenli ölçüm alışkanlığı ve tedaviye uyum da bu süreçte belirleyici rol oynuyor.”
¹ NCD Risk Faktörü İşbirliği (NCD‐RisC). 1990‐2019 yılları arasında hipertansiyon prevalansındaki küresel eğilimler. Lancet. 2021;398 (10304):957‐80.
*AstraZeneca’nın koşulsuz katkılarıyla